Son dakika haberi… Sağlık Bakanı Koca Corona Virüsten ölüm ve vaka sayısını açıkladı

Son dakika haberi… Corona virüs Bilim Kurulu Toplantısının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bugünkü can kaybı ve vaka sayısını açıkladı. Bakan Koca, ”Son 24 saatte 3083 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu, 117 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 98 bin 674, can kaybı 2376 oldu” dedi.

Son dakika haberi… Sağlık Bakanı Koca Corona Virüsten ölüm ve vaka sayısını açıkladı
Yayınlama: 22.04.2020
1
A+
A-

Bilim Kurulu toplantısının ardından Fahrettin Koca açıklamalarda bulunuyor.  İşte Bakan Koca’nın açıklamalarından satırbaşları:

Güven yoksa böylesine büyük bir salgının üstesinden gelinemez. Bu mücadelenin şeffaf bir şekilde yönetildiğini düşünenlere teşekkür ediyorum.

Bu güveni zedeleyecek sözlerin sahipleri bu tedbirleri tehlikeye atıyor. Sizlerden bu noktaya dikkat etmenizi istiyorum. Hastalığın bazı aşamaları ve ilgili tedavileri konusunda bilgiler vereceğim. Ölüm oranlarıyla ilgili bazı karşılaştırmalarda yapacağım.

Koronavirüsle mücadelede her gün daha iyiyiz daha ilerideyiz. Elimizdeki veriler salgının kontrolümüz altında olduğunu gösteriyor. Ancak bu tedbirleri esnetirseniz bu çabamız boşa dönebilir.

Elimizdeki veriler salgının kontrolümüz altında olduğumuzu gösteriyor. Paylaştığımız veriler size ‘bu iş bitti’ dedirtmesin. Tedbirleri uygularsak ölüm oranı, yeni vaka sayısı düşer, kesin olan bu… Hiçbir umut sizi rehavete sürüklememelidir. Mücadele azmi vermelidir.

Bugünkü vefat sayısı 117, toplam vefat sayısı 2 bin 376…

Bugünkü vaka sayısı 3 bin 83. Toplam vaka sayısı 98 bin 674…

Hastanelerimizde ciddi bir rahatlama sağlayarak pandemiye hazırlık yapmıştık. Dünyada bu anlamda hazırlığın çok önemli olduğunu gösteren bir tablo. Biz yatak doluluk oranımızı yüzde 70’lerden yüzde 30’lara çektik. Bu süreçte yatak doluluk oranımızı da %60’a indirmiş durumdayız. Bu sayısal bilgiler hastanelerimizin salgınla mücadeleye nasıl hazırlandığını ortaya koymaktadır.

Avrupa ülkelerinin, ABD’nin yaşadığını trajediyi yaşamamış, durum ortadadır. Dünyada Oisti ortalaması Türkiye’deki yatak sayısının iki katına yakın. Bu dönemde yarı yatak sayısına rağmen yatak doluluk oranımızın ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Avrupa ile Türkiye’deki yatak doluluk oranını karşılaştırınca ilginç bir tablo çıkmaktadır. Türkiye’de her 3 yataktan 2 tanesi boştur. Avrupa’da tüm yatakların dolu olduğu ortamda aradaki fark görünmektedir.

Türkiye’de vakaların pnömoniye dönüşme oranı. Yani vakaların zatüreye dönme oranı her geçen gün azalmaktadır.

Hastalarımızdaki tablo çok daha az oranda pnömoniye dönmektedir. Bu da hastalığa erken müdahale etmemizin ne kadar faydalı olduğunun göstergesidir.

ÜLKELERE GÖRE ÖLÜM ORANLARI

Bu oranlar ne kadar yüksekse hastalar o kadar geç fark edilmiştir. Türkiye 2.3 ölüm oranıyla ne kadar az olduğunu görüyorsunuz. Bu da ne kadar etkili bir tedavi uyguladığımızın gösteriyor.

Tedaviyi erken dönemde uyguladığımızda ölümlerin ne kadar stabilleştiği ortadadır. İngiltere’nin dünya ortalamasının üstüne nasıl çıktığını görüyoruz. İngiltere dünya ortalamasını yükseltmektedir. Almanya başta düşük seyretmekteyken daha sonrasında dünya ortalamasına nasıl paralel seyrettiğini görüyoruz. İtalya’da sağlık alt yapısının düşmesi ve yaş oranının yüksek olması dolayısıyla dünya ortalamasını yükselttiğini görüyoruz. ABD’de ise bütün ülkelerden farklı seyretti. Dünya ortalamasının aniden üstüne çıkıp ortalamayı yükseltti ve sonra ortalamanın altına düştükten sonra yeniden yükselişe başladığını görüyoruz.

YOĞUN BAKIMLARDAKİ VEFAT ORANLARI

Erken teşhis ve tedavideki başarımız sayesinde her gün vefat sayılarının düştüğünü görüyoruz. Bu kadar tedbirli olmamış olsaydık çok yüksek ölüm oranlarına sahip olurduk. ABD ve Avrupa ülkelerinden farklı olmazdık. Bu dönemde %74’te yoğun bakımda vefat edenlerin oranı. Entübe hastalarının da %4’e kadar ölüm oranının düştüğünü gördük. Dünyada %50 vakaların kaybettiğini söylemek istiyorum.

Yaptığımız matematiksel modellemeler, yıllarla yaptığımız karşılaştırmalara göre strateji belirliyoruz. Tedbirlerimizi de bu yönde sürdürüyoruz. Kurallara uymamız ölçüsünde normalleşme takvimi gecikmeyecektir. Bayram sonrasında kademeli olarak normalleşme sürecine geçmemiz tedbirlere uymamızdan geçmektedir. Her gün virüsü ve hastalığı daha iyi tanımalı mücadelede bilinç kazanmalıyız. Hastalığın nasıl seyrettiğini çok iyi öğrenmeliyiz. İzolasyondan, sosyal mesafe kuralından taviz vermemeliyiz. Salgının bu noktadan sonra nasıl seyredeceğine uyguladığımız tedbirlerle biz karar vereceğiz.

KALABALIK İFTARLARI GELECEK YILA ERTELEYELİM

Cuma günü Ramazan başlıyor. Sanıyorum ki en özeli, insana onu günlük alışkanlıkların dışına çıkaran bir gücü vermesidir. Bir karara uyma ve onu bozma sınavı olmasıdır. Bugünlerde tam ihtiyaç duyduğumuz şeydir. Oruç tutanların Ramazan’da tedbirlere daha sıkı uyacağına inanıyorum. Kalabalık iftarları, iftar sohbetlerini lütfen gelecek yıla erteleyelim.

SORULAR

VİRÜSÜN MUTASYONA UĞRAMASI

Yapılan birçok çalışma var. Türkiye’de benzer bir şekilde virüsün izole edildiğini söylemiştim. Farklı mutasyonların farklı bölgelerde olduğunu biliyoruz. Bu mutasyonun virölansının çok etkilemediği şekilde. Önümüzdeki günlerde daha detaylı çalışmaların sonuçları gelmiş olur ve sizleri bilgilendirmiş oluruz. Bu mutasyonların virüsü çok farklılaştırmadığını şu an söyleyebiliriz.

AŞI ÇALIŞMALARI

Türkiye’deki aşı çalışmaları 6 merkezde devam ediyor. 3 merkezde virüsün izolasyonu sağlandı. Bu noktadaki gelişmeler oldukça bilgilendireceğiz. Dünyada insan üzerinde uygulandığını İngiltere söyledi. Bugün İngiltere Sağlık Bakanı ile görüştüm. Virüs hakkında detaylı bir konuşma gerçekleştirdik. Koruyucu ekipmanla ilgili talepleri olmuştu. Bu anlamda 2. kez Türkiye İngiltere’ye yardım etme adımını atmış oldu. Bu anlamda onlarla bilgi alışverişi ve tecrübe paylaşımı olacak. Aşı için yarın uygulanacağı ve genel anlamda her şey iyi giderse Eylül’den önce kullanımının olmadığını ifade ettiler.

İKİNCİ DALGA OLUR MU?

Tedbirlere sıkı sıkı uymamız gerektiğini ifade ediyoruz. Eğer bu anlamdaki tedbirlere uyarsak önümüzdeki takvimi daha rahat söyleme imkanımız olabilir. Ramazan’ın kendine has hareketini fırsata çevirerek tedbirlere uyma noktasında gayret içerisinde olmasını söylüyoruz. Takvim tedbirlere uymakla doğru orantılı. Bazı illerimizde daha farklı yaklaşımlar içinde olabiliriz. Bundan sonraki süreçte o bölgelerde vaka sayısının dağılımıyla doğru orantılı olarak belirlemiş olur. Bu çerçevede olmaya devam edilirse yeni bir dalga beklemiyoruz. Yeni bir dalga, tedbirlere uymamızla doğru orantılı…

ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARINDA ZORLA İZNE ÇIKARILDIĞI İDDİASI

Özel sağlık kuruluşlarında izne çıkarıldığını tahmin etmiyorum. Çünkü yoğunluk olduğunu biliyoruz. Bu haber Türkiye karşıtlığı olan bir haber. Biz bugüne kadar şeffaf bir şekilde bütün bilgilendirmeleri DSÖ’nün istediği şekilde verdik ve vermeye devam ediyoruz. DSÖ’de 2 koddan bahsedilir. Dünya bu 2 kodla bildirim yapmıyordu. Dünya doğrulanmış korona koduyla bilgilendirme yapıyordu. DSÖ, 2 hafta önce PCR testi yapamayan ülkeler olduğu için 2. bir kod tanıması yaptı. PCR testinin yapıldığı doğrulanmış tanıyı bütün dünya verdi. Sonrası da aynı şekil vermeye devam etti. PCR testi yapamayan ülkeler için 2. kodu açtı.

İSTANBUL’DA VEFAT EDEN İSTANBUL’DA DEFNEDİLDİ

Bundan böyle il dışına vefat edenlerin bulaşıcı hastalık raporuyla il dışına defnedilmemesi kararını aldı. Daha önce vefat edenlerin kendi memleketlerinde definlerini yaparken bu tarihlerden sonra buna izin verilmedi. İstanbul’da vefat eden herkes İstanbul’da defnedildi. O yüzden bazı mezarlıklarda doluluk oranları ortaya çıkmıştır.

SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ DESTAN YAZDI

Lütfen bu ölüm belgesini düzenleyen yani tanıyı koyan kişi o kurumda çalışan hekimdir. Bakanlık buradan o tanıyı koymuyor. O ölüm belgesini düzenleyen kişi hepimizin güveneceği hekimimiz. Bakın 100 bine yakın vakamız var, ölüm sayılarını görüyorsunuz. Dünyada yatak sayısı boyutuyla Avrupa bizim 2 katımıza yakın yatak kapasitesine sahip ve şu an yer bulamıyor. Biz de olduğu gibi yapmayıp huzurevindeki hastalarını hastanelere yatırmıyor. Biz ise sonuna kadar hastanelerimizde takip ediyoruz ve yatak doluluk oranımız %30. Yani 6’da 1 doluluk oranımız vardır onlara göre. Bu kadar düşük yatak oranımız varken nasıl ölüm oranlarının yüksek olmasını bekliyorsunuz? Gerçekten sağlık sistemimizin ve sağlık çalışanımızın başarısı olduğuna inanın. 1 milyon 100 bin sağlık çalışanımıza gerçekten güvenelim. Türkiye sağlık sistemiyle hepimiz gurur duyalım. Bu dönemde sağlık çalışanlarımızın destan yazdığından emin olalım. Lütfen bu sözleri söylerken vicdani sözle söyleyelim. Herkesin mücadeleye katkı sağlaması gerekiyor köstek olmaması gerekiyor. Sağlık sistemimizle önümüzdeki haftalarda dünyaya yaptıklarımızı akademik yayınlarla gösterdiğimizde ne demek istediğimi daha iyi anlamış olursunuz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.